Akaryakıt fiyatlarında dizel, benzini geride bıraktı

Dizel yakıtlar için uygulanan vergi artışı Fransa’da ilk defa dizel fiyatlarının benzini geçmesini sağladı.

Dünya piyasalarında petrolün artan fiyatının yanı sıra Fransa’da dizele  gelen vergiler sonrası akaryakıt fiyatları rekor kırdı.

İlk defa dizelin fiyatı da benzini geçti. Prix-carburants.gouv.fr sitesinde yer alan bilgilere göre Fransa’daki 9 bin 900 benzin istasyonunun 5’te birinde dizel fiyatı benzinden daha pahalı oldu.

Yeni yılda yeni zamanlar gündemde

2018’in başında dizele yüzde 10 vergi artışı getiren Fransız hükümeti 2019’da da vergilerin tekrar  artırılacağını duyurdu. Yıl başından itibaren Dizel yakıtlar 6,5, benzine ise  3 cent artması hedefleniyor.

Karısını öldüren Türke 25 yıl hapis cezası verildi

2015 yılında coğunun gözü önünde karısını öldüren  öldüren Mustafa İyibaş’a  25 yıl hapis cezası verildi.

Freyming-Merlebach’ta 2015’de boşanmak isteyen eşini sokak ortasında öldüren Mustafa İyibaş’ın 3 yıldır devam eden mahkeme kararını veri. Savcının en üst sınırdan istediği ceza talebini onaylayan hakim İyibaş’a 25 yıla mahkum etti.

22 Ağustos 2015’te meydana gelen olayda 33 yaşındaki İyibaş, evden boşanmak istediğini söyleyerek çıkan eşini sokak ortasında yakalayarak bıçakladı.

10 yaşındaki çocuklarının gözü önünde gerçekleşen cinayet Fransız basınında geniş yer bulurken  kavgaya müdahale etmek isteyen komşu da yaralandı.

2016’da 123 kadın öldürüldü

Kadın şiddetinin hızla arttığı Fransa’da 2016 yılında açıklanan rakamlar şiddetin boyutlarını gözler önüne serdi. Fransa genelinde sadece 2016 yılında eşi yada boşandığı kişi tarafından 123 kadının öldürüldüğü açıklandı.

Paris’te sosyal konutlarda yeni kolaylık! Kiracılar kendi aralarında ev değiştirebilecek

Paris’te Sosyal Konutlar’da (HLM) ikamet edenler artık kendi aralarında evlerini değiştirebilecek.

Eylül ayında Paris’te HLM’lerde yapılan değişiklik sayesinde kiracılar anlaştıkları diğer kiracılar ile evlerini değiştirebilecek. Yeni kurulan sistem HLM’leri işleten bütün şirketleri kapsıyor.

Eylül ayında hizmete girdi

Eylül ayında hizmete giren internet sitesini duyuran Paris Belediye Başkan Yardımcısı Lan Brossat, HLM değiştirmenin oldukça karışık ve uzun yıllar sürdüğüne dikkat çekti. Brossat, bürokratik işlemleri azaltmayı hedeflediklerini  ve yeni site sayesinde HLM sakinlerinin tek tuşla insanlara istedikleri eve taşınma imkanının sağlandığını ifade etti.

2019’da Ile de France daha sonra tüm Fransa

Yeni sistem Paris’te denemeye başlanırken 2019 itibariyle tüm Ile de France bölgesinde kullanılabilmesi için çalışmaların sürdüğü açıklandı. Sistemin ilerleyen yıllarda bütün Fransa’da faliyete geçmesi hedefleniyor.

 

45 bin kişiden 300 milyonluk CAF soygunu

2017 yılında  CAF’ı (Aile Yardım Fonu) 45 bin kişinin dolandırdığı açıklandı. Fransa’nın geçen yıl uğradığı zararın yaklaşık 300 milyon euro olduğu ifade ediliyor.

Denetimleri artıran  CAF, yaptığı kapsamlı araştırmalar sonucunda kurumun 2017 yılında 45 bin kişi tarafından sahte belge ve bilgi vererek dolandırdığını ortaya çıkardı. Bu kişilerin devlete verdiği zararın ise 291 milyon Euro’yu bulduğu belirtiliyor. En yaygın dolandırıcılık olaylarının  RSA yardımı alan kişilerde olduğu vurgulanıyor.

Kişi başı 6 bin 455 Euroluk soygun

Sahtekarlık yapanların üçte ikisini sosyal yardım alan ve kurumlara yanlış bilgi veren kişiler oluşturuyor. Birlikte yaşadığı halde tek yaşadığını beyan edenlerin yanısıra resmi evrakta sahtecilik yaparak CAF’a sahte belge sunanlarında olduğu belirtiliyor. Rapor 45 bin kişinin her birinin devleti 6 bin 455 euro dolandırdığını gözler önüne seriyor.

Artık CAF bütün bilgilere erişecek

Dolandırıcılık ile mücadele için kapsamlı çalışma başlattıklarını belirten CAF yetkilileri, devlet kurumlarından sosyal yardım alan kişileri yakın takibe aldıklarına vurguluyor. Bu bağlamda RSA başta olmak üzere diğer bütün yardımlar mercek altına alınmış durumda. CAF artım  Dgfip, Urssaf, Cpam, Carsat, Pôle emploi gibi diğer devlet kurumlarındaki  bilgilerini karşılaştıracak ve bankalar, telefon operatörleri de dahil olmak üzere gerekli bütün kurumlar ile bilgi paylaşımı yapılacağını duyurdu. Sıra dışı hesap hareketleri tesbit edilen kişilerin bütün banka dökümlerinin araştırılacağı belirtiliyor.

Danimarka’da Türklere silahlı saldırı

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da türk gençlerine silahlı saldırı gerçekleştirildi.

Türklerin yoğunlukta yaşadığı Ishoj’da  dün akşam meydana gelen saldırıda benzin istasyonunda sohbet Türk geçlerine maskeli kişiler tarafından ateş açıldı. Maddi hasarın meydana geldiği saldırada can kaybı ve yaralananın olmaması herkesi sevindirdi.

Polis güvenlik önlemlerini artırdı

Türk gençlerine  üç el ateş edildiğini ve aracın hızla olay yerinden uzaklaşarak izini kaybettirdiğini açıklayan Danimarka Polisi, şehirde son bir hafta içinde meydana gelen ikinci silahlı saldırı sonucu polis bölgeyi ‘sınırlandırılmış izleme bölgesi’ ilan ettiklerini açıkladı.

İlan edilen Sınırlandırılmış izleme bölgesi  kararı kapsamında güvenlik güçleri suç şüphesi olmadan ve savcılık kararını beklemeksizin insanların üzerini, evlerini ve araçlarını arayabilecek.

Fransa’da eşini boğarak öldüren Türk, 20 yıla mahkum oldu

Fransa’da eşini boğarak öldüren, daha sonra ise kendisine radikal dincilerin kumpas kurduğunu iddia eden Türk 20 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

Fransa’da eşini evinde bayılttıktan sonra öldüren ve Türkiye’den kaçak gelen iki kişinin yardımıyla bir alışveriş merkezinin parkına bırakan Türk vatandaşı, 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Euronews’te yer alan habere göre Lyon şehrinde dün sona eren duruşmada cinayetten mahkum olan Hidayet Gedik, “radikal İslamcıların kendisine kumpas kurduğunu” iddia ederek 63 yaşındaki eşi Kadriye Gedik’i kendisinin öldürmediğini savundu. Hitchcock filmlerini aratmayacak aile içi bir cinayete kurban gittiği anlaşılan Türk kadının hikayesi Fransa basınında da yer buldu.

Kalp krizi süsü

Tarih 4 Aralık 2014. Lyon’un Caluire semtinde bir süpermarketin otoparkına inen bir Fransız, hemen yanındaki arabanın içinde hareket etmeyen bir kadının bulunduğunu ihbar ediyor. Olay yerine gelen polis ekipleri ve doktorlar, arabanın şoför koltuğunda Kadriye Gedik’in cansız bedeni ile karşılaşıyor. Polisler, Gedik’in koltukta kalp krizinden öldüğünü düşünüyor fakat ilk yardım ekipleri şüphelenerek incelemelerini sürdürünce cinayet tezi önce çıkıyor: Gedik’in vücut ısısı çok düşük ve cesedi sert, tetkiklere göre en az bir kaç saat önce ölmüş olması gerekiyor. Oysa aracı parka çok geç girmiş.

Yapılan otopsiler de doktorların tezini doğruluyor. Otoparkın güvenlik kamera kayıtları incelendiğinde, aracın şoför mahallinde, daha sonra Hidayet Gedik olduğu belirlenen siyah elbiseli ve boneli bir erkek görülüyor. Gedik, o gün yağmur yağmadığı halde elinde şemsiye ile otoparktan ayrılırken görüntüleniyor.

100 Euro yerine…

Savcılık soruşturması sürerken Hidayet Gedik ile yolları kesişen iki Türk vatandaşı da şahit olmayı ve yaşadıklarını anlatmayı kabul ediyor.

Hidayet Gedik, Lyon bölgesinde yeminli tercümanlık yaptığı için Fransa’ya yeni gelen Türkler resmi işlemlerini yaptırırken onunla yolları kesişiyor. Bunlardan biri de Adana’dan gelen, olay esnasında henüz 26 yaşındaki inşaat işçisi. Adanalı gencin Lyon valiliğinden oturum izni alabilmek için Gedik’e işi düşüyor. Bazı resmi belgelerin tercümesi için 100 Euro’ya anlaşıyorlar fakat yeminli tercüman para yerine karşılığında kendisine ‘bir konuda’ yardımcı olmasını istiyor.

Duvardan atlayıp pencereden girdiler

Gedik, eşinin amansız bir hastalığa yakalandığını ve Fransa’daki doktorların yetersiz kaldığı için İsviçre’de özel bir hastaneye götüreceğini söylüyor. İlerleyen yaşından dolayı hastayı kendisinin taşıyamayacağını, bu yüzden yardıma ihtiyacı olduğunu anlatıyor.

Lyon Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına tanık sıfatıyla çıkan Adanalı gurbetçi, olayı bütün detaylarıyla anlatıyor.

4 Aralık sabahı, anlaştıkları gibi buluşuyorlar ama programda küçük bir değişiklik var, onlara başka biri daha katılıyor. Gedik’in diğer bir müşterisi olan Adıyaman’dan gelen başka bir gurbetçi.

Sabah 7’de “hasta” kadının evinin önüne geliyorlar ama Gedik, anahtarı bulamadığını söylüyor. İçeriye ancak evin arka tarafından duvarı tırmanıp, merdivenle pencereden girebileceklerini belirtiyor.

Her iki şahit de, hakime bu durumu “gayet doğal karşıladıklarını” belirterek “bu yardımı”, “hayırsever duygularla” yaptıklarını anlatıyor.

“Bizde karı kocanın arasına girilmez”

Adanalı gurbetçi, evin salonuna girdiklerinde yerde minderin üzerinde yatan yaşlı bir kadınla karşılaştıklarını söylüyor: Kadın hala yaşıyordu, kısık sesle inlemeleri geliyordu.

Şahitlere göre, Hidayet Gedik, bunun üzerine cebinden çıkardığı eteri uzunca eşine koklatıp bayıltıyor. Bunu, “rahatsız olan eşinin yolda sarsılmaması ve rahatça hastaneye götürmek” için yaptığını ifade ediyor.

Şahitler, Gedik’in baygın eşini yorgana sardıktan sonra, beraber kadını arabaya kadar taşıdıklarını söyleyince savcı araya giriyor:

“Madem hasta bir kadın var, neden ambülans veya doktor çağırmadınız?”

Genç gurbetçiler, “Türkiye’de gayet normal bir durum, biz Adana’dan Ankara’ya ve ya İstanbul’a çok hasta taşıdık” oluyor.

Hakim araya giriyor: “Hidayat Gedik’e neden yardımcı oldunuz? Hiç mi şüphelenmediniz?”

Fransızları yeterli olmadığı için tercüman aracılığıyla konuşan şahitler, “Biz sadece hasta bir kadına ve yaşlı bir adama yardımcı olmak istedik, başka bir amacım yoktu.” diyerek kendilerini savunuyor.

Hakim, Adanalı gurbetçiye ısrarla soruyor, “Kadının bu şekilde yorgana sarılmasına neden ses çıkarmadın, neden tepki göstermedin?”. Cevap ise “Ben bir şey diyemedim bizde karı koca arasına girilmez” oluyor.

“Radikal İslamcılar bana kumpas kurdu”

Yakınları ve duruşmalara katılan 3 çocuğu tarafından “öfkeli, küfürbaz ve şiddete eğilimli” sıfatlarıyla tanımlanan Hidayet Gedik, karar duruşmasında savunmasını inkar üzerine kuruyor.

2015’te soruşturmanın açıldığı ilk günden bu yana ifadesini birçok kez değiştirdiği anlaşılıyor.

İlk ifadesinde, eşinin epilepsi ve nefes yetmezliği gibi ciddi hastalıkları olduğunu söylüyor. Ancak hem otopsi raporları hem de sağlık dosyasında eşinin herhangi bir ciddi sağlık sorunu olmadığı görülüyor.

Hidayet Gedik, o gün kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılıp, bayıltıldığını ve eşinin ölü bulunduğu mağazanın otoparkında uyandığını söylüyor. Bu kişilerin, “sakallı radikal islamcı olduklarını” belirten Gedik, kendisine komplo kurulduğunu ileri sürüyor.

Duruşmada ifade vermeye gelen, Hidayet Gedik’in “sık sık evinde kaldığı” belirtilen başka bir Türk kadın, olayın gerçekleştiği gün Gedik’in normal bir şekilde eve geldiğini, garip bir davranışla karşılaşmadığını söyledi.

Narsistik kişiliği var

Mahkeme, Hidayet Gedik’in psikolojik durumunu anlamak için uzman doktorlar ve psikologlardan destek almış. Hazırlanan raporda Hidayet Gedik’in narsistik kişiliğiyle ön plana çıktığı belirtiliyor. Raporda, “Hidayet Gedik, yıllarca inşa ettiği bir düzeni var, çok genç yaşlarda sorumluluk sahibi oldu, ülkesini terk etti, evlendi ve çocuk sahibi oldu. Bunun yanında düzenli bir hayatı oldu, halk arasında da saygıyla anılan biri. Yani bir anda bütün bunların yıkılmasını kabul edemez.” ifadelerine yer veriliyor.

Neden öldürüldü?

Mahkemeye sunulan adli tıp raporuna göre Kadriye Gedik, önce eterle uyutulup, “nefessiz bırakılarak” öldürülmüş.

Gedik çiftinin arasındaki şiddetli geçimsizlik çocukları başta olmak üzere bütün yakınları tarafından biliniyormuş. Kadriye Gedik’in uzun yıllar eşinin sözlü ve fiziki şiddetine maruz kaldığı ve polise şikayet ettiği ortaya çıktı. Yakınları, maktulün, ailesinin ve arkadaşlarının desteğiyle artık boşanmaya karar verdiğinde ise ayrı bir evde yaşadığı eşinin cinayete kadar giden sert itirazıyla karşılaştığını anlatıyor. 5 Aralık’ta, yani cinayetten bir bir gün sonra çiftin boşanmak için ilk duruşmalarına çıkmaları bekleniyordu. Savcıya göre, yıllardır metresi olan Hidayet Gedik’in boşanma talebini reddetmesi “mal varlığını paylaşmak istemesinden” kaynaklıyor.

Hidayet Gedik, Lyon adliyesinde dün tamamlanan duruşmalarda 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Adanalı ve Adıyamanlı iki gurbetçiye herhangi bir ceza verilmedi.

Kaynak: Euronews

Bu haber gurbetçileri derinden yaraladı! Ali Ünlü için Cumartesi yürüyüş düzenlenecek

Fransa’da çocukları önünde park tartışması yüzünden vahşice öldürülen Ali Ünlü için cumartesi günü yürüyüş düzenlenecek. 

Fransa’da bir park tartışması yüzünden çocuklarının önünde dövülerek öldürülen Ali ünlü, Fransalı türkler ile birlikte bölgede yaşayan herkesi derin üzüntüye boğdu. Belediyede otobüs ve tramvay şöförü olarak çalışan 43 yaşındaki Ünlü anısına cumartesi günü ‘sessiz yürüyüş’ düzenleneceği açıklandı. Yürüyüşün cinayetin gerçekleştiği alışveriş merkezinin parkında başlayacağı açıklandı.

Ayrıca sosyal medyada da binlerce kişi proffillerine “Ben Aliyim”(Je suis Ali) yazılı siyah resmi koydular.

Nantes Başkonsolosu aileyi ziyaret etti

Türkiye’nin Nantes Başkonsolosu İshak Ebrar Çubukçu da acılı aileyi ziyaret etti. Cubukçu, hayatını kaybeden Ali Ünlü için destek mesajı verdi.

Tours’da cumartesi akşamı meydana gelen olayda Ispartalı 43 yaşındaki Ali Ünlü çocuklarıyla gittiği alışveriş merkezinin parkında 2 kardeşin saldırısına uğradı. Dolandırıcılık ve hırsızlıktan sabıkaları bulunan saldırganlar tarafından dövülen  talihsiz adam kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Fransalı gurbetçi ailenin Sırbistan’da otomobili çalındı

Fransalı gurbetçi ailenin Sırbistan’da otomobili çalındı. Sırbistan’da gece otelde konaklayan Duman çifti sabah kalktıklarında araçlarının çalındığını öğrendi.

Fransa’dan Denizli’de tatil yapmak üzere yola çıkan Mustafa ve Özlem Duman çifti, konakladıkları Stari Hrast tesislerinde tatsız bir sürprizle karşılaştı. Çift, sabah 05.00’te yola çıkmak istediklerinde otomobillerinin çalındığını fark etti.

Hırsızlık kamera kayıtlarında

Hırsızlığın ardından yaşadıkları şoku dile getiren Mustafa Duman, “Araç otelin parkındaydı. Sabah saat 05.00’te aşağıya indik. Otomobilimizin yerinde yeller esiyordu. Polisi aradık. Kamera kayıtları incelendi ve aracımızın 02.29’da çalınmış olduğu tespit edildi. Polis, kamera kayıtlarından hırsızları takibe aldı. Audi marka aracımızın bulunmasını umuyoruz” şeklinde konuştu.

Gurbetçileri uyarıyoruz! Dolandırıcılar gümrük kapılarını mesken tuttu

Gümrük kapıları dolandırıcıların meskeni oldu.  Kendilerini askeri personel olarak tanıtan dolandırıcılar, gümrük kapılarında bekleyen gurbetçilere yüksek fiyattan bayrak  ve cevşen satarken yakalandı.

Başta Almanya, Fransa, Avusturya, Belçika ve Hollanda gibi ülkeler olmak üzere hayatlarını Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde sürdüren Türk soydaşlar, yaz tatillerini geçirmek için Türkiye’ye gelmeye başladı. Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala gibi sınır kapılarını kullanarak yurda giriş yapan Türklerin anavatana gelişini fırsat bilen bazı uyanık satıcılar, gümrük üzerindeki yollarda konuşlanarak vatandaşlara satış yapmaya başladı.

Daha önce defalarca haberlere konu olan ve başta valilik, belediye, emniyet, jandarma olmak üzere birçok kuruma şikayet edilmelerine rağmen haklarında hiçbir yasal işlem yapılmayan satıcılar, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan sınır kapılarında kötü görüntü oluşturdukları gibi Türkiye’ye giriş yapan turist, ziyaretçi ve gurbetçileri hem rahatsız hem de tedirgin ediyor.

Kapılardaki geçiş yoğunluğunun başlamasını fırsat bilen satıcılar özellikle Kapıkule güzergahında yeniden konuşlanmaya başlarken jandarma kontrolünde yakalanan E. D. isimli bir satıcı yakalanarak gözaltına alındı. İfadesi alınan şüpheli, Cumhuriyet savcısının talimatı sonrası serbest bırakılırken kaçmaya çalıştığı araç ve satmaya çalıştığı malzemeler de yine savcının talimatıyla kendisine iade edildi.

Yüksek fiyata cevşen ve bayrak satarken yakalandı

Önceki gün Kemalköy mevkiinde Kapıkule Gümrük Kapısı yol güzergâhında sabah saatlerinde kontrol yapan ekipler, Londra Kamping Dinlenme Tesisleri önünde kendisini askeri personel olarak tanıtan şüpheli bir şahıs tespit etti. Kapıkule’den giriş yapan ziyaretçi, gurbetçi ve turistlere yüksek ücretli parfüm, saat, bayrak ve cevşen satmaya çalıştığı tespit edilen şüpheli şahıs, jandarmaları görünce 34 ZF …. Plakalı araçla kaçmaya çalıştı. Jandarma ekipleri tarafından kıskıvrak yakalanan şüpheli Cumhuriyet savcısının talimatı sonrası ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Ayrıca şüpheli şahsa ait araç ve satmaya çalıştığı malzemeler de yine Cumhuriyet savcısının talimatıyla kendisine iade edildi.

Havaalanından parfüm yalanı!

Yetkililer gurbetçileri, özellikle gümrük kapılarından sonraki istasyonlarda çoğalan ve gümrüksüz ürün yalanıyla parfüm ve saat gibi ürünleri satmaya çalışan dolandırıcılara karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

 

Erdoğan, Macron ile görüştü

Recep Tayyip Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesi 1 saat 15 dakika sürdü. Görüşmede Macron’un “Rusya’ya gelecek misiniz?” sorusuna Başkan Erdoğan’ın, “Ankara’dayım. Hükümeti yeni kurduk, işimiz çok ama televizyondan izleyeceğim.” yanıtını verdiği öğrenildi.

Başkan Erdoğan, Belçika’nın başkenti Brüksel’de yapılan “NATO Zirvesi” kapsamında ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Bu kapsamda liderlerin baş başa görüşmeleri için ayrılan bölümde Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un yaptığı görüşme TSİ 16.30’da bitti.

İki lider arasında 1 saat 15 dakika süren görüşmeye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Büyükelçi İbrahim Kalın da katıldı.

Dünya kupası final sohbeti

Görüşmenin başında Erdoğan ve Macron arasında Fransa ile Hırvatistan’ın Rusya’da oynayacağı 2018 FIFA Dünya Kupası final maçıyla ilgili keyifli bir diyalog yaşandı.

Macron’un “Rusya’ya gelecek misiniz?” sorusuna Başkan Erdoğan, “Ankara’dayım. Hükümeti yeni kurduk, işimiz çok ama televizyondan izleyeceğim.” yanıtını verdi.

Avrupa Parlementosu vekilleri ek işten köşeyi dönüyor

Avrupa Parlamentosu(AP) milletvekillerinin yarısından fazlasının ek işlerde binlerce euro gelir elde ettiği ortaya çıktı.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü, 2 binin üzerindeki gelir beyannamesini inceleyerek AP’deki milletvekillerinin ikinci işlerinden elde ettiği kazançlarla ilgili bir rapor hazırladı. Raporda AP vekillerinin yüzde 60’ının ikinci bir uğraşı olduğunu gözler önüne serdi.

Milletvekilliği süresince ikinci bir işte çalışmaya devam eden 10 parlamenter, bu işlerden yıllık 100 bin eurodan fazla gelir elde etti.

Rapordan elde edilen verilere göre ek işten en çok kazanan milletvekillerinin listesi şu şekilde:

Bu verilere göre ikinci işinden yıllık 100 bin eurodan fazla kazanan AP milletvekilleri toplamda en az 250 bin euroluk yıllık gelire ulaşıyor. 2014 yılından beri ikinci işinden en çok gelir elde eden milletvekili olan İtalyan Renato Soru, senede yarım milyon eurodan fazla para kazanıyor. Soru, internet hizmetleri sunan Tiscali şirketinin kurucusu. Litvanya’dan Antanas Guoga toplamda yıllık 490 bin eurodan fazla kazanırken, onu 384 bin 954 euroluk gelirle Belçikalı Avrupa Parlamentosu milletvekili Guy Verhofstadt takip etti.

Temmuz 2014 yılından bu yana parlamenterler ek işlerden toplamda 18 milyon euro kazandı. Bir AP milletvekilinin aylık net maaşı 8 bin 484 euro. Ancak bu ücret yaptıkları harcamalar ve vergiler de eklenince 10-12 bin euro arasında değişebiliyor.

Şeffaflık Örgütü’nün Avrupa masası, parlamenterlerin yaptıkları ek işler sebebiyle ‘çıkar çatışması’ yaşayabileceğini söyledi. Örgüt, milletvekillerinin ikinci bir işte çalışarak AP’deki görevleriyle gerektiği ölçüde ilgilenemeyeceğinden endişe duyduğunu açıkladı.

Şeffaflık Örgütü, 49 milletvekilinin ek işlerde çalışmaya AP’ye seçildikten hemen sonra başladığını belirtti. Bu milletvekillerinden 4’ünün ikinci işlerinden yılda 100 bin eurodan fazla gelir elde ettiğinin altını çizdi. Raporda, milletvekili seçildikten sonra başlanan ek işlerin parlamentoya girmiş olmakla direk alakalı olma riski taşıdığı da ifade edildi.

 İkinci iş vekilliği nasıl etkiler

Uluslararası Şeffaklık Örgütü raporunda milletvekilliği dışındaki gelirlerin “Çıkar grupları tarafından içeriden bilgi almak ya da yasama ile ilgili kararlar için örtülü bir şekilde” ödenmiş olabileceğini ifade etti. Şeffaflık Örgütü, 2011 yılında üç AP’li milletvekilinin kimliğini gizleyen gazeteciler tarafından bazı kararları rafa kaldırmak için rüşvet alırken yakalandığını da hatırlattı.

Raporda yasal da olsa ikinci bir işe sahip olmanın AP parlamenterlerini milletvekilliği vazifelerini hakkaniyetle yerine getirmekten uzaklaştırabileceğinin altı çizildi. Uluslararası Şeffaflık Örgütü, bu durumun çıkar çatışması yaratabileceğini belirtti.

Şeffaflık Örgütü, milletvekilliği görevi ile birlikte kazanılmaya başlayan parlamento dışı gelirlerin yüksek ‘çıkar çatışması riski’ içerdiğini vurguladı. Danışmanlık, avukatlık ya da serbest meslek şeklinde ifade edilen gelir kaynağı tanımlamalarının şeffaf gözlemleme olanağını zorlaştırdığı da raporda yer aldı.

Kaynak : EURONEWS

Gurbetçiye tatilde tedavi müjdesi! Türkiye’de hem hesaplı hem hızlı tedavi dönemi

Arnouville Diş Sağlığı Merkezi hastalar için büyük bir yeniliğe imza atıyor. Yeni dönemde diş tedavisi artık daha kolay.

Fransa’da uzun suren  ve pahalı olan diş tedavilerinin artık sorun olmaktan çıkacağını ifade eden Diş Hekimi Barış Çak, Türkiye’de diş tedavisi hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiyede tedavi olan hastaların kendilerine her zaman ulaşma imkanı olduğunu dile getiren Çak, Türkiye’de diş tedavisinin yurtdışında yaşayan hastalar için büyük bir imkan olduğuna değindi.

“Yaşanabilecek bütün sorunları ortadan kaldırıyoruz”

Fransa dışında gerçekleşen diş tedavilerinin büyük sorunları beraberinde getirdiğine dikkat çeken Diş Hekimi Çak, Fransız diş hekimlerinin yurtdışında tedavi olmuş hastaları kabul etmediğine vurgu yaptı. Özellikle implantlarını ve protezlerini başka bir yerde yaptırmış hastalara, sorumluluk almamak icin müdahale etmeyen Fransız diş hekimlerinin hastaları sorunları ile baş başa bıraktığını ifade etti. Bu durum hastalar için çok sıkıntılı bir süreç diyen Çak, “ Biz Arnouville Diş Sağlığı Merkezi olarak bu sorunu ortadan kaldırmış bulunuyoruz. Türkiye’de izin döneminde ya da yılın herhangi bir döneminde tedavi olacak hastalarımızın tedavi sonrası takibini ve tedavinin sonlandırılmasını Fransa’daki merkezimizde yapıyoruz. Yani hastalarımız Türkiye’de herhangi bir hastahanede değil Arnouville Diş Sağlığı Merkezi’nin Türkiye’deki şubesinde tedavilerini yaptırmış oluyorlar” dedi.

“Uçak biletleri ve konaklama fiyata dahil”

Yıl içerisinde istenilen tarihte ve tatil dönemlerinde tedavi olmak isteyen hastalarımızın bütün ulaşım ve konaklama ücretlerini sağlık merkezi olarak bizler karşılıyoruz diyen Çak, “Tedavi sürecinde Türkiye’de hastalarımız için hazırladığımız paket fiyatlarında ulaşım ve konaklamanın yanı sıra isteğe özel olarak turistik imkanlarda sunuyoruz. Türkiye’de sağlık merkezimizin bünyesinde bulunan diş protez laboratuarımız sayesinde hastalarımızın tedavilerini daha kısa sürede tamamlama imkanına sahibiz.” ifadelerini kullandı. Türkiye’de en son teknoloji ürünleri kullandıklarını dile getiren Çak, alanında Türkiyenin en yetkin uzman doktorları ile çalıştıklarının altını çizdi.

“Hastalarımızın zaman ve maddi kazanımları söz konusu”

Fransa’daki hastaların ileri derecedeki diş sağlığı sorunları için harcayacakları zaman ve para kaybını ortadan kaldırdıklarını ifade eden Çak, “ Fransa’da aylar sürecek tedavi sürelerini izin dönemlerinde bir haftada tamamlama imkanına sahipiz. Hastamızın tedavi planlamasını ve gerekli ön hazırlıkları (panaromik filim, dental tomografi, reçetelerin düzenlenmesi vs.) Fransa’daki merkezimizde yapıyoruz ve randevu tarihleri önceden ayarlanıyor. Hastamızın uygun olduğu tarihlere göre uçak biletlerini alıyor ve hastamızın bir gün dahi kaybetmeden tedavi sürecinin başlatılması sağlanmış oluyor” ifadelerini kullandı.

Hem tatil hem tedavi kolaylığı

Fransa’da yaşayan gurbetçilerin büyük bir bölümü izin döneminde Türkiye’de tedavi olmak istesede bu tedavinin ardından yaşanan sorunlardan çekinerek ya da tatil dönemini tedavi için harcamak istemediği için diş sağlığını ihmal ettiğini hatırlatan Çak, “Artık Sunduğumuz güven ve kolaylıklar sayesinde hastalarımız yaşanabilecek sorunlardan çekinmeden Arnouville Diş Sağlığı Merkezi güvencesi ile diş tedavilerini izin döneminde yaptırabilecekler. Hastalarımıza tatillerini aksatmadan tedavi olmasını sağlıyoruz. Bu imkandan sadece tatil döneminde değil yılın istedikleri bir diliminde de yararlanma olanakları bulunuyor.

“Diş tedavinizi oldu bittiye getirmeyin!”

Daha önceden Türkiye’de tedavi yaptıran  çok sayıda hastalarının olduğunu belirten Çak, “Hastalarımız çok ucuz ve oldu bittiye getirilmiş tedavilerin ardından aylar süren rahatsızlıklar ile sağlık merkezimize geliyorlar. En küçük sorun ya da yanlış tedavi defalarca Türkiye’ye geri gitmelerini gerektirebiliyor. Tatil döneminde oldu bittiye getirilmiş diş tedavileri, hastalarımızın yıl içinde ciddi iş- zaman ve para kaybına neden oluyor” şeklinde konuştu. Diş tedavisinin ihmal edilmemesi gerektiğine vurgu yapan Çak, “Hastalarımız lütfen diş tedavilerini oldu bittiye getirmesin!” çağrısında bulundu.

Gurbetçi 3 külçe altın için öldürülmüş

Kütahya’da 7 yıl önce, inşaat işleri yaptığı İrlanda’dan Türkiye’ye gelen ve kaybolan Şerif Özdemir’in cinayete kurban gittiği anlaşıldı.

İnşaat işleri yaptığı İrlanda’dan Türkiye’ye gelen, o tarihte 53 yaşında olan evli 2 çocuk babası Şerif Özdemir, 11 Mayıs 2011 tarihinde memleketi Kütahya’da ortadan kayboldu. Yakınları, yanındaki 110 bin Euro ile birlikte kaybolan Özdemir’in bulunması için polise başvurdu. Yapılan aramalardan sonuç alınamadı.

Şerif Özdemir’in kayıp dosyası, Kütahya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi tarafından bu yılın ilk aylarında yeniden ele alındı. Oluşturulan özel ekip Şerif Özdemir’in yakınlarının da aralarında bulunduğu 100 kişiyi şüpheli listesine aldı. Bu kişiler tek tek incelendi ve yakın takibe alındı.

Otobüste tutuklandı

Polis ekipleri, yaklaşık 6 aylık çalışmanın ardından Şerif Özdemir’in en son kendisine ait özel halk otobüsünde şoför olarak çalıştırdığı Sabit Çakır ile işsiz olan arkadaşı Yücel Alyelken ile görüştüğünü belirledi. Yücel Alyelken’in işiz olmasına rağmen son 7 yıl içerisinde ev, otomobil ve bir ticari taksi satın almasından şüphelenen ekipler, Sabit Çakır’ı, kullandığı halk otobüsünü durdurarak, Yücel Alyelken’i de evinde yakaladı. Polisler, Çakır’a halk otobüsünde direksiyon başındayken kelepçe taktı. Gözaltına alınan 2 şüpheli Şerif Özdemir’i öldürüp gömdüklerini itiraf etti.

Piknikte öldürmüş

Sabit Çakır’ın polislere, 7 yıl önce arkadaşı Yücel Alyelken ile birlikte Şerif Özdemir’i kent merkezine 40 kilometre uzaklıktaki Söğüt Barajı’na götürdüklerini söyledi. Burada piknik yaparken kendisinin Özdemir’i tabancayla başından vurarak öldürdüğünü, daha sonra da cesedi arkadaşı Yücel Alyelken’le birlikte toprağa gömdüklerini, tabancayı ve kazma-kürekleri da baraja attıklarını anlatan Çakır, Özdemir’in külçe altınlarını aldıklarını itiraf etti.

Kemikleri bulundu

Polisler, jandarma ve belediye ekipleriyle birlikte Sabit Çakır ile Yücel Alyelken’in gösterdikleri yere gitti. Kütahya Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı kazıda Şerif Özdemir’e ait olduğu sanılan insan kemikleri, ayakkabı ve giysi bulundu. İnsan kemikleri otopsi yapılmak üzere poşete konuldu.

Ekiplerin tabanca ve kazama-kürkleri bulmak için de barajda arama yapacakları belirtildi.

Polis kılığına girip yol kestiler! Kurşun yağdırdıkları kişinin100 Bin eurosunu çaldılar

Paris’te polis kılığına giren soyguncular otoyolu keserek çantasını çaldıkları sürücüyü öldürdü.

Villepinte Fuar Merkazi’nden  dönen 39 yaşındaki bir kişi, A86 Aubervillier çıkışından sahte polisler tarafından durduruldu.

Polis <aracı ve motorsikletten oluşan beş kişilik çete çantasını almak istedikleri magdurun direnmesi üzerine ateş açatı.

Olay sırasında yaralanan mağdurun hayatını kaybettiği açıklandı.

Para dolu çanta ile kayıplara karıştılar

Sahte polislerin dur ihtarına uyan kurban 100 bin euro bulunan çantayı almaya çalışanşara direnince soyguncular tarafından kurşun yağmuruna tutuldu. Kurşunların isabet ettiği adam ağır yaralanırken, sahte polisler de araçla olay yerinden kaçarak uzaklaştı.

Sıradan bir soygun değil

Olay yeri incelemenin ardından güvenlik yetkilileri, hayatını kaybeden kurbanın sıradan bir soygunun hedefi olmadığını ve daha önceden planlanarak özellikle seçildiği noktasında şüphelerinin olduğunu dile getiriyor.

Güvenlik yetkilileri, soygun sonrası sahte polisleri yakalamak için geniş çaplı bir çalışma başlattıklarını duyurdu.

Adres soran Fransalı gurbetçi şehri ayağa kaldırdı

Aydın’ın İncirliova ilçesinde, ‘Fransa plakalı minibüste bulunan ve çocuk kaçırmak isteyen 2 şüphelinin Acarlar Polis Merkezi’nde gözaltında olduğu iddiası tepkilere neden oldu.

Polis merkezi önünde toplanan kalabalık, şüphelilerin kendilerine verilmesini istedi. Gözaltında kimsenin bulunmadığına ikna olmayan kalabalık, polis merkezinin ve önündeki 3 ekip otosunun camlarını kırdı.

İncirliova’nın Acarlar Mahallesi’nde, dün saat 21.30 sıralarında, iddiaya göre, Fransa plakalı minibüste bulunan 2 kişi, 12 yaşındaki bir çocuğa adres sordu. Çocuk paniğe kalıp, evine giderek durumu ailesine anlattı. Kısa sürede içinde, minibüsle mahalleye gelen 2 kişinin çocuk kaçırmaya çalıştığı söylentileri yayıldı.

Polis otoları hasar gördü

Söylentiler üzerine bir grup öfkeli kalabalık, şüphelilerin gözaltında olduğu ileri sürülen Acarlar Polis Merkezi önünde toplandı. Kalabalık, polis merkezinde bulunduğunu sandıkları şüphelilerin kendilerine verilmesini istedi. Polis gözaltında kimsenin bulunmadığını belirtti. Ancak kalabalık ikna olmadı. Bunun üzerine polis, kalabalıktan 2 kişiyi içeri alarak, kendilerinin bakmalarını istedi. İçeri giren 2 mahalle sakini, kimsenin bulunmadığını görmelerine rağmen yine de ikna olmadı. Sakinleşmeyen kalabalık, polis merkezi ile önündeki 3 ekip otosunun camını taş atıp kırdı.

Gerginliğin daha da artması üzerine, takviye ekip istendi. Aydın’dan minibüsle sevk edilen çevik kuvvet ekibi polis merkezi önünde önlem aldı. Kalabalık, daha sonra dağıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Meclis’te yemin etti! Türkiye yönetim sistemi resmen değişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yemin ederek göreve başladı. Türkiye Cumhuriyeti yemin töreni ile yeni yönetim sistemine resmen geçmiş oldu.

Durmuş Yılmaz oturumu açtı

TBMM Geçici Başkanı Durmuş Yılmaz yemin töreni için oturumu açarak, anayasa, TBMM İç Tüzüğü, yasalar ve teamüle göre törenin işleyişinin nasıl olacağına ilişkin bilgi verdi. Yılmaz’ın bu bilgilendirme sırasında hatırlattıklarından biri de Cumhurbaşkanının ayakta karşılanacağıydı. Ardından Yılmaz, Erdoğan’ı salona davet etti. Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanım hoşgeldiniz” diyerek, salona giren Erdoğan’ı karşıladı ve “Allah hayırlı etsin” diyerek altın yaldızlı çerçeve içindeki mazbatasını sundu.

CHP’liler, HDP’liler ve İYİ Partililer ayağa kalkmadı

Erdoğan’ın salona gelişinde, CHP sıralarında oturan milletvekillerinin daha önce de açıkladıkları gibi ayağa kalkmadıkları görüldü. HDP’liler İYİ Partililer de ayağa kalkmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra anayasanın 103. maddesindeki yemin metnini okudu. Anayasadaki yemin metni şöyle:

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, TürkiyeCumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”

Erdoğan’ın yemini okumasının ardından Genel Kurul salonundaki milletvekilleri ile izleyici locasındakiler uzun süre ayakta alkışladı. Ardından da İstiklal Marşı okundu.