Paris’te düzenlenen Çanakkale Zaferi’nin 100. Yıl kutlamalarına ünlü tarihci Prof. Dr. İlber Ortaylı damgasını vurdu. Türk Menfaatlerini Koruma Platformu (Objektif 21) ve Pontoise Fransız Türk Kültür Derneği’nin birlikte düzenlediği “Çanakkale Geçilmez 1915” proğramı yoğun katılıma sahne oldu. Paris’in yakın banliyölerinden Pontoise’da gerçekleşen etkinlik Fransız ve Türk milli marşlarının ardından okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Çanakkale şehitleri için edilen dualarla başladı.

Açılış konuşmasını Objektif 21 Başkanı Tahsin Tek ve Pontoise Fransız Türk Kültür Derneği Başkanı Hikmet Türk’ün birlikte yaptığı etkinliğe Fransız Milletvekili Dominique Lefebvre, Konsolos Müslüm Aygün, Yunus Emre Enstitüsü Müdürü Ahmed Bakcan, Villeneuve-Saint-Georges İl Genel Meclisi Üyesi  Metin Yavuz, Clichy-sous-Bois Belediye Başkan Yardımcısı Cumhur Güneşlik, Fransa Türk Kültür Dernekleri Birliği Sekreteri Lütfi Bilgen ve Trabzonlular Derneği Başkanı Bülent Cumur’un yanısıra çok sayıda davetli katıldı.

Çanakkale Savaşı’nı özet bir şekilde anlatan Prof. Dr. İlber Ortaylı, konuşmasının büyük bölümünü soru cevap bölümüne ayırdı. Çanakkale savaşının sebep ve sonuçlerına değinen ünlü tarihci, savaşın sonunda Türkiye’nin  artık modern bir nasyonalizm ve yeni bir devlet oluşumunda ilerlediğine dikkat çekti.  Birinci cihan harbini yapan muharib sınıfların ve halkın kurtuluş savaşını  götüreceğini belirterek,  “Türkiye Çanakkale Savaşı’ndan sonra şuur sahibi bir millet ve devlet haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Diplomasi ve harpte sempatinin olamayacağını belirten Ortaylı, yeniçerinin kaldırılmasından sonra bir büyük reform yapıldığını ve  Harp Akademileri’ni hemen hemen Rusya, Avusturya, Fransa gibi diğer  devletlerle  aynı zamanda kurulduğuna vurgu yaptı. Bu sebeple kuvvetli bir kurmay sınıfın ortaya çıktığını belirten Ortaylı, askerlik ve diplomasinin herkesin yapacağı işler olmadığına vurgu yaptı.

“Fransa, kendini çok inatla ve kahramanca savundu”

Soru cevap bölümünde Çanakkale şavaşlarında gerçek kayıpların sayısının sorulması üzerine Ortaylı, “Birinci Cihan Harbi’nde kayıp sayıları bütün ülkelerde eksiktir. Asker kayıp sayısında büyük yanlışlar vardı. İngiltere imparatorluğu’nun kaybı İkinici Dünya Savaşı’nda daha azdı, Fransa çok büyük kayıplar verdi. Bu ülke yani Fransa, kendini çok inatla ve kahramanca savundu.” İfadelerini kullandı.

Rusların çok büyük kayıplar verdiğine dikkat çeken Ortaylı, “Sayılar üzerinde durmamız gerek. Çok önmelidir. Harpin imkanları olmayan iki devleti vardı, bunlar Türkiye ve rusya dır. Bunlar çok dayanıklıydı, Türkler çok dayanıklı çıktı. Bunu bilmiyordular, anlamadılar. Birinci harpden evvel Balkan Savaşı yaşadığımız için  Türklerin savaşcılıklarını kaybetmiş bir memleket gibi gördüler, İngiliz imparatorluğu da böyle düşünüyordu. Burda yanıldıkları ortaya çıktı. Dört sene boyu İngiltere hayatının en uzun savaşını yapmak zorunda kaldı. Üç tane yenilgi yaşadı ve bunun acısını çok fena çıkardı, Mondros ve Sevr gibi.” dedi.

“Ruhi problemleri var!”

Türkiye’de yakın zamanda çıkan “Atatürk olmasaydı da olurdu” gibi polemiklerin çıktığını belirten bir dinleyicinin sorusuna yanıt veren Ortaylı, “ Atatürk konusunda hep polemik vardı. Bunların hiçbiri asker ve stratejist değiller. Yani bir insan kuru ideolojisi var diye sağda veya solda böyle konuşursa gülünür” ifadelerini kullandı.

Çanakkale ve Filistin savaşlarının tarihlerinin iyi bir şekilde yazılmadığına dikkat çeken Ortaylı, “ Bunlar bilmiyor, ben bu konuda konuşanları biliyorum. Bunlar askerlikten anlamıyorlar. Konuşuyorlar ideolojileri öyle. Malesef söylemek istemiyorum ama bu ideolojilerin altında her zaman samimi bir solculuk veya samimi bir dindarlık yoktur. Etnik problemler var. İnsanlar çok açık ortaya çıkarlarsa mesele halledilir. Açık konuşmuyorlar, eğer Çanakkale ve Filistin’de Mustafa Kemal’in rolünü anlamak istiyorsanız, Britanya’nın genel kurmay başkanını okuyun, Churchill’i okuyun (Winston Churchill Birleşik Krallık Başbakanı) ve bunun gibi yabancı kaynakları okuyun. Birinci harpde Türk askerinin ve subaylarının rolünü bizden çok daha iyi yazan İsrail Genel Kurmayı ve askeri tarihçileridir. Mesela bir Haifa savunması var fevkalade enteresan birşey. Generaller şehre girmeye hazırken Bilal Bey diye bir yüzbaşı 120 kişi ile şehri savunuyor. Topografya biliyor. Makinalı tüfek sayısı çok az olmasına rağmen üç gün daha durdurdu sokmadı içeriye. Böyle çok kahramanlıklar var.” şeklinde konuştu.

Dinleyenlere yalan şeyleri okumayın diyen ünlü tarihçi, “ Bunlar ideolojiktir, politiktir, harp tarihi ile ilgisi yoktur. Ciddi adamlar değildir bunları yazanlar ve bunların başka amaçları vardır. Aslında amaçlarıda yoktur. Ruhi problemleri vardır çoğunun, çok açık!” ifadelerini kullandı.

“Maalesef Türkler tarih yazmayı, konuşmayı bilen bir millet değil”

Konuşmasında Türkiye’de çok farklı tarih anlatımlarının olduğuna vurgu yapan Ortaylı, “Çok objektif konuşuyorum maalesef Türkler tarih yazmayı, konuşmayı bilen bir millet değil. Bu çok ayıptır ama öyle. Türkler tarihçi bir millet değildir. Ciddi arızaları vardır tarih konusunda.  Bazı tarihçi milletler vardır mesela Almanlar, mesela İngilizler, atla bu tarafa Polonya ve Macarlar, atla bu tarafa İranlılar. Şaşacaksın buna böyle, İranlılar. Endüstrileri falan bizden geri ama kültürleri çok ileri.” dedi.

Türklerin öncelikle dünya tarihi bilmediğine ve okumadığına değinen Ortaylı salonda bulanan dinleyicilere hitaben, “Şurada okuyanlar, gençler ve uzmanlar bile mesela burda Fransa tarihi okuyan bir uzman gördünüz mü? Yok. Varsa söyleyin özür dileyim ama yok. Siz hiç Alman tarihi yapan, katkısı olan bir Türk gördünüz mü? Yok. Rusların var mesela, İranlıların bile var. Türklerin tarih okumadıkları açık. Bu öenmli birşey bunu halletmek lazım.” ifadelerini kullandı.

 

Leave a comment

Your email address will not be published.