Aylan Kurdi’nin, cansız bedeni Bodrum açıklarına vurduğunda dünyanın gözü mültecilere çevrilmişti. Fakat aradan geçen altı ayda Aylan bebek de onun sembolü olduğu mülteci dıramı da çoktan unutuldu. Aradan geçen sürede mülteci sorunu artarak büyürken, dünyanın büyük bölümü halen sahile vuran tek çocuk cesedinin sadece Aylan Kürdi olduğunu sanıyor.

Paris Terör saldırıları ve Almanya’da mülteci karşıtı tepkilerin yükseldiği süreçte 300 çocuk daha deniz sularında boğularak hayatını kaybetti. Üç yaşındaki Aylan’ın 2 Eylül’deki fotoğrafı Avrupa kamuoyunun dikkati çekmeyi başarmış ve  Avrupa Birliği (AB) mülteci kriziyle mücadelede daha kararlı adımlar atılacağının sinyalini vermişti.

Uluslararası toplum, AB’ye acil eylem çağrısı yaparken Avrupa Komisyonu acil yardım fonu için 70 milyon Euro’dan fazla kaynak ayırdığını açıkladı. Mülteci krizinde gelinen son nokta ise AB liderlerinin mültecilerin AB sınırlarına girişini engellemesi için Türkiye’ye 3 Milyar euroluk bütçe ayırması oldu.

10 Mülteciden biri çocuk

Ortada alınmış esaslı bir önlemden söz etmek mümkün değil. Bütün sözde önlemlere karşın Türkiye-Yunanistan arasındaki Ege Denizi’ndeki ölen çocukların sayısını azalmıyor.  Zorunlu göç sırasında denizde ortalama günde iki çocuk hayatını kaybediyor. Sadece geçtiğimiz Ekim ayında 84 çocuk yaşamını yitirdi. Haziran ayında Yunanistan ya da Makedonya sınırında kayıt yaptıran 10 mülteciden biri çocuktu.

 

160 bin mülteciden sadece 583’ü yerleştirildi.

Aylan Kurdi’nin sahile vuran fotoğrafının yayınlanmasının ardından üç hafta geçtikten sonra Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, mülteci krizini çözmenin öncelikleri olduğunu söylemişti.

160 bin mültecinin uygun şekilde yerleştirileceğinin sözü verilmiş ve Avrupa’daki dayanışma örnek olarak gösterilmişti. Ancak Juncker’in açıklamasından altı ay sonra 160 bin mülteciden sadece 583’ü yerleştirildi.

Leave a comment

Your email address will not be published.