Connect with us

Toplum

Fransa’da eşini boğarak öldüren Türk, 20 yıla mahkum oldu

Fransa’da eşini boğarak öldüren Türk, 20 yıla mahkum oldu

Fransa’da eşini boğarak öldüren, daha sonra ise kendisine radikal dincilerin kumpas kurduğunu iddia eden Türk 20 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

Fransa’da eşini evinde bayılttıktan sonra öldüren ve Türkiye’den kaçak gelen iki kişinin yardımıyla bir alışveriş merkezinin parkına bırakan Türk vatandaşı, 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Euronews’te yer alan habere göre Lyon şehrinde dün sona eren duruşmada cinayetten mahkum olan Hidayet Gedik, “radikal İslamcıların kendisine kumpas kurduğunu” iddia ederek 63 yaşındaki eşi Kadriye Gedik’i kendisinin öldürmediğini savundu. Hitchcock filmlerini aratmayacak aile içi bir cinayete kurban gittiği anlaşılan Türk kadının hikayesi Fransa basınında da yer buldu.

Kalp krizi süsü

Tarih 4 Aralık 2014. Lyon’un Caluire semtinde bir süpermarketin otoparkına inen bir Fransız, hemen yanındaki arabanın içinde hareket etmeyen bir kadının bulunduğunu ihbar ediyor. Olay yerine gelen polis ekipleri ve doktorlar, arabanın şoför koltuğunda Kadriye Gedik’in cansız bedeni ile karşılaşıyor. Polisler, Gedik’in koltukta kalp krizinden öldüğünü düşünüyor fakat ilk yardım ekipleri şüphelenerek incelemelerini sürdürünce cinayet tezi önce çıkıyor: Gedik’in vücut ısısı çok düşük ve cesedi sert, tetkiklere göre en az bir kaç saat önce ölmüş olması gerekiyor. Oysa aracı parka çok geç girmiş.

Yapılan otopsiler de doktorların tezini doğruluyor. Otoparkın güvenlik kamera kayıtları incelendiğinde, aracın şoför mahallinde, daha sonra Hidayet Gedik olduğu belirlenen siyah elbiseli ve boneli bir erkek görülüyor. Gedik, o gün yağmur yağmadığı halde elinde şemsiye ile otoparktan ayrılırken görüntüleniyor.

100 Euro yerine…

Savcılık soruşturması sürerken Hidayet Gedik ile yolları kesişen iki Türk vatandaşı da şahit olmayı ve yaşadıklarını anlatmayı kabul ediyor.

Hidayet Gedik, Lyon bölgesinde yeminli tercümanlık yaptığı için Fransa’ya yeni gelen Türkler resmi işlemlerini yaptırırken onunla yolları kesişiyor. Bunlardan biri de Adana’dan gelen, olay esnasında henüz 26 yaşındaki inşaat işçisi. Adanalı gencin Lyon valiliğinden oturum izni alabilmek için Gedik’e işi düşüyor. Bazı resmi belgelerin tercümesi için 100 Euro’ya anlaşıyorlar fakat yeminli tercüman para yerine karşılığında kendisine ‘bir konuda’ yardımcı olmasını istiyor.

Duvardan atlayıp pencereden girdiler

Gedik, eşinin amansız bir hastalığa yakalandığını ve Fransa’daki doktorların yetersiz kaldığı için İsviçre’de özel bir hastaneye götüreceğini söylüyor. İlerleyen yaşından dolayı hastayı kendisinin taşıyamayacağını, bu yüzden yardıma ihtiyacı olduğunu anlatıyor.

Lyon Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına tanık sıfatıyla çıkan Adanalı gurbetçi, olayı bütün detaylarıyla anlatıyor.

4 Aralık sabahı, anlaştıkları gibi buluşuyorlar ama programda küçük bir değişiklik var, onlara başka biri daha katılıyor. Gedik’in diğer bir müşterisi olan Adıyaman’dan gelen başka bir gurbetçi.

Sabah 7’de “hasta” kadının evinin önüne geliyorlar ama Gedik, anahtarı bulamadığını söylüyor. İçeriye ancak evin arka tarafından duvarı tırmanıp, merdivenle pencereden girebileceklerini belirtiyor.

Her iki şahit de, hakime bu durumu “gayet doğal karşıladıklarını” belirterek “bu yardımı”, “hayırsever duygularla” yaptıklarını anlatıyor.

“Bizde karı kocanın arasına girilmez”

Adanalı gurbetçi, evin salonuna girdiklerinde yerde minderin üzerinde yatan yaşlı bir kadınla karşılaştıklarını söylüyor: Kadın hala yaşıyordu, kısık sesle inlemeleri geliyordu.

Şahitlere göre, Hidayet Gedik, bunun üzerine cebinden çıkardığı eteri uzunca eşine koklatıp bayıltıyor. Bunu, “rahatsız olan eşinin yolda sarsılmaması ve rahatça hastaneye götürmek” için yaptığını ifade ediyor.

Şahitler, Gedik’in baygın eşini yorgana sardıktan sonra, beraber kadını arabaya kadar taşıdıklarını söyleyince savcı araya giriyor:

“Madem hasta bir kadın var, neden ambülans veya doktor çağırmadınız?”

Genç gurbetçiler, “Türkiye’de gayet normal bir durum, biz Adana’dan Ankara’ya ve ya İstanbul’a çok hasta taşıdık” oluyor.

Hakim araya giriyor: “Hidayat Gedik’e neden yardımcı oldunuz? Hiç mi şüphelenmediniz?”

Fransızları yeterli olmadığı için tercüman aracılığıyla konuşan şahitler, “Biz sadece hasta bir kadına ve yaşlı bir adama yardımcı olmak istedik, başka bir amacım yoktu.” diyerek kendilerini savunuyor.

Hakim, Adanalı gurbetçiye ısrarla soruyor, “Kadının bu şekilde yorgana sarılmasına neden ses çıkarmadın, neden tepki göstermedin?”. Cevap ise “Ben bir şey diyemedim bizde karı koca arasına girilmez” oluyor.

“Radikal İslamcılar bana kumpas kurdu”

Yakınları ve duruşmalara katılan 3 çocuğu tarafından “öfkeli, küfürbaz ve şiddete eğilimli” sıfatlarıyla tanımlanan Hidayet Gedik, karar duruşmasında savunmasını inkar üzerine kuruyor.

2015’te soruşturmanın açıldığı ilk günden bu yana ifadesini birçok kez değiştirdiği anlaşılıyor.

İlk ifadesinde, eşinin epilepsi ve nefes yetmezliği gibi ciddi hastalıkları olduğunu söylüyor. Ancak hem otopsi raporları hem de sağlık dosyasında eşinin herhangi bir ciddi sağlık sorunu olmadığı görülüyor.

Hidayet Gedik, o gün kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılıp, bayıltıldığını ve eşinin ölü bulunduğu mağazanın otoparkında uyandığını söylüyor. Bu kişilerin, “sakallı radikal islamcı olduklarını” belirten Gedik, kendisine komplo kurulduğunu ileri sürüyor.

Duruşmada ifade vermeye gelen, Hidayet Gedik’in “sık sık evinde kaldığı” belirtilen başka bir Türk kadın, olayın gerçekleştiği gün Gedik’in normal bir şekilde eve geldiğini, garip bir davranışla karşılaşmadığını söyledi.

Narsistik kişiliği var

Mahkeme, Hidayet Gedik’in psikolojik durumunu anlamak için uzman doktorlar ve psikologlardan destek almış. Hazırlanan raporda Hidayet Gedik’in narsistik kişiliğiyle ön plana çıktığı belirtiliyor. Raporda, “Hidayet Gedik, yıllarca inşa ettiği bir düzeni var, çok genç yaşlarda sorumluluk sahibi oldu, ülkesini terk etti, evlendi ve çocuk sahibi oldu. Bunun yanında düzenli bir hayatı oldu, halk arasında da saygıyla anılan biri. Yani bir anda bütün bunların yıkılmasını kabul edemez.” ifadelerine yer veriliyor.

Neden öldürüldü?

Mahkemeye sunulan adli tıp raporuna göre Kadriye Gedik, önce eterle uyutulup, “nefessiz bırakılarak” öldürülmüş.

Gedik çiftinin arasındaki şiddetli geçimsizlik çocukları başta olmak üzere bütün yakınları tarafından biliniyormuş. Kadriye Gedik’in uzun yıllar eşinin sözlü ve fiziki şiddetine maruz kaldığı ve polise şikayet ettiği ortaya çıktı. Yakınları, maktulün, ailesinin ve arkadaşlarının desteğiyle artık boşanmaya karar verdiğinde ise ayrı bir evde yaşadığı eşinin cinayete kadar giden sert itirazıyla karşılaştığını anlatıyor. 5 Aralık’ta, yani cinayetten bir bir gün sonra çiftin boşanmak için ilk duruşmalarına çıkmaları bekleniyordu. Savcıya göre, yıllardır metresi olan Hidayet Gedik’in boşanma talebini reddetmesi “mal varlığını paylaşmak istemesinden” kaynaklıyor.

Hidayet Gedik, Lyon adliyesinde dün tamamlanan duruşmalarda 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Adanalı ve Adıyamanlı iki gurbetçiye herhangi bir ceza verilmedi.

Kaynak: Euronews

Comments

More in Toplum