Connect with us

Avrupa

Avrupa’da aşırı sağcılar İslam’a karşı silaha sarıldı

Avrupa’da aşırı sağcılar İslam’a karşı silaha sarıldı

Yükselen aşırı sağ, Avrupa Birliği ülkelerinin başını ağrıtıyor. Avrupalı aşırı sağcılar, IŞİD, El Kaide ve bağımsız cihatçıların yaptığı katliamların intikamını alma iddiasında.

Tehlikeli eğilim, aşırı sağcı politikacıların genel seçimleri kaybetmesiyle birlikte güçleniyor. Ülkelerinin politikasını etkileme imkanı olmayan radikal aşırılıkçılar, bunu yapamayınca kişisel terör olanaklarını değerlendiriyor.

Sağcı radikal şiddetin hayaleti ilk önce, biz dizi cihatçı saldırıyla sarsılan İngiltere’de görüldü. Cardiff sakini Darren Osborne, kiraladığı aracı Londra’nın kuzeyindeki Finsbury Park Camisi’nde teravih namazından çıkan Müslümanların üzerine sürdü. Saldırıda 8 kişi yaralandı, olaydan önce rahatsızlanan 1 kişi de hayatını kaybetti. Soruşturma sonucu Osborne’un cihatçıların saldırılarının intikamını almak istediği ortaya çıktı. Birçok uzman, aile içi konuşmalarda intihar fikirlerini sık sık dile getirdiği öğrenilen Osborne’un psikolojik sorunlarına işaret ediyor. Cami yakınındaki parka saldırmadan önce Osborne’un daha büyük saldırı planladığı, Londra’daki Müslümanların gösterisine saldırmak istediği belirtilmişti.

Psikolojik rahatsızlıkları olanlar listesinde, Paris yakınlarındaki Creteil’de camiye saldırı girişiminde bulunan ve ismi açıklanmayan teröriste de yer verebiliriz. Osborne’un kimliği bilinmeyen müttefiki, saldırı için otomobil kullandı. Terörist, aracını camiden çıkan cemaatin üzerine sürmek istedi ancak cami girişine daha önceden yerleştirilen bariyerler nedeniyle hedefine ulaşamadı. Daha sonra, saldırganın 2006 ve 2007 yıllarında 2 kez psikiyatrik hastaneye yatırılmış olduğu öğrenildi.

Fransa’da geçtiğimiz günlerde, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a karşı bir saldırı önlendi. Fransız kültürü diye bir şeyin olmadığını, ülkede İslam kültürü dahil çeşitliliğin olduğunu savunan Macron, 23 yaşındaki bir sağcı aşırılıkçı tarafından öldürülmek istendi. İnternetteki silah arayışıyla polisin dikkatini çeken zanlı, Macron’dan sonraki hedefinin Müslümanlar olduğunu söyledi.

Teröre karşı terörle yanıt verme çabaları bu olaylarla sınırlı değil. Kanıtlanmayan vakalar da var. Örneğin 26 Haziran’da İngiltere’nin Newcastle kentinde bir kişinin kamyonunu Ramazan Bayramı’nı kutlayan bir grup Müslüman’ın üzerine sürmesi sonucu 6 kişi yaralandı. Kurbanların tümünün Müslüman olmasına rağmen, polis bu olayın terör saldırısı olduğundan emin değil. Bu saldırıyla eş zamanlı olarak İngiltere’de aşırılık yanlısı materyaller dağıtma ve terör eyleminin hazırlanmasına yardımcı olmakla suçlanan Müslüman bir radikal Abdurrahman el Harbati’nin gözaltına alınması dikkat çekiyor.

İslamcı ve anti-İslamcı aşırılıkçıların komşuluğunu gösteren başka vakalar da var. Suriyeli İslamcı Said Ramazan el Buti’nin imamlık yaptığı camii, Creteil’de hedef olmuştu. Finsbury Park’taki camide ise ünlü radikal imam Ebu Hamza, cemaatine, daha sonra hapis cezası almasına neden olacak, ‘Allah’ın, kendisine iman edenleri ve iman etmeyenleri öldürenleri sevdiğine’ dair ifadeler içeren vaazlar veriyordu.

Fransız Müslümanlar, anti-İslam terörünün azımsandığını savunuyor. Creteil’deki saldırıdan sonra Müslüman hakları savunucuları yayınladıkları resmi açıklamada, “(Anti-İslamcılar tarafından yapılan) terör saldırılarında dilin yumuşatılmasına karşıyız. Yoksa terör eylemi ve terörizm girişimi sadece İslam’la ilgili gruplar için mi kullanılıyor?” sözlerine yer verdi.

Müslümanlar, tüm ‘yanıt’ saldırıların üstesinden gelmeyi başaramayacaklarını düşünüyor. Paris’teki 2015 saldırılarının ardından, Creteil’deki camilerin duvarlarına kan rengindeki haçlar çizilmişti. Müslümanlar bu grafitileri tehdit olarak algılamıştı.

Comments

More in Avrupa